13 Aralık 2020 Pazar

SALON BİTKİLERİ İLE İLGİLİ BİLGİLER



Bu istekler bitkilerin yaşlarına, cinslerine, gelişme dönemlerine, büyüklüklerine göre değişim gösterir.
 BİTKİNİN GENEL İSTEKLERİ
  • SICAKLIK
  • NEM VE SU
  • IŞIK
  • TOPRAK

SICAKLIK
  • Salon bitkilerinin bazıları 0 derecenin üzerinde yetişir.
  • Tropikal bitkiler 10- 40 derecede yetişirler.
  • İç mekan bitkileri, cam kenarlarında sıcaklık değişimi fazla olabileceği için konulmamalıdır.
  • Bitkiler kışın düşük sıcaklıkta dinlenme dönemine girerler. Bu dönemde odunsu kısımlar olgunlaşır ve tomurcuk oluşumu sağlanır.
  • Bitki kışın yüksek sıcaklığa maruz kalırsa dinlenme dönemine giremez ve gelişimleri olumsuz etkilenir.

Sıcaklık isteklerine göre bitkiler üç gruba ayrılırlar.

A.YÜKSEK SICAKLIĞA İHTİYAÇ GÖSTERENLER
  • Yaz aylarında 18- 25 derece/Kış aylarında 16- 20 derece % 80- 85 nem/gölge-yarıgölge
CODAEUM(KROTON)
CALATHEA
MARANTA
VRESEA
GUZMANİA
CALADİUM
CORDYLAYN
FATSİA (SALON ARALYASI)
DİEFFENBACHİA
PHALAENOPSİS (ORKİDE)
COLEUS
APHELANDRA
DRACAENA

B. ORTA SICAKLIĞA İHTİYAÇ GÖSTERENLER
  • Yaz aylarında 15 -18 derece/ Kış aylarında 8 -15 derece , %60 -70 nem, aydınlık ve havadar
CYCLAMEN
CHLOROPHYTUM
NEPHROLEPİS (AŞK MERDİVENİ)
FİCUS(BENJAMIN)
PRİMULA (ÇUHA ÇİÇEĞİ)
MONSTERA (ASLAN PENÇESİ)


C. DÜŞÜK SICAKLIĞA İHTİYAÇ GÖSTERENLER
  • Yaz aylarında 15 -20 derece, Kış aylarında 5 -8 derece
YUCCA
SANSEVİERİA
ALOE
ECHEVERİA
HELXİNE

NEM VE SU

  • Su bitkinin büyümesi için zorunlu bir ihtiyaçtır.
  • Suda erimiş halde bulunan besin maddeleri köklerle alınarak yapraklara taşınır, yapraklarda işlenen besin maddeleri de çiçek ve meyvelere taşınır.,
  • Yapraklardan terlemeyle suyun % 90’nı dışarı verilir.

Bitkinin gereksinim duydugu nem ve su miktarını etkileyen faktörler:

  • Yetiştirme ortamının nemi, sıcaklıgı, ışık şiddeti,bitkinin yaşı, cinsi, büyüklügü, içinde bulundugu gelişme dönemi
  • Ortamın nemi düşükse,terleme ve su ihtiyacı fazla olur.
  • Sıcak ve kuru hava esintisi fazlaysa su ihtiyacı da fazla olur.
  • Sıcaklık düşükse terleme ve su ihtiyacı az olur.
  • Kışın sıcaklık ve ışık şiddeti az olduğundan terleme ve su ihtiyacı azdır.
  • Yaz aylarının yüksek sıcaklık ve yüksek ışık şiddeti olumsuz etkilerini yüksek ortam nemiyle azaltabiliriz.


IŞIK

  • Bitkilerin ışık ihtiyacı içinde bulundukları gelişme(sürgün-çiçek verme) ve dinlenme dönemine göre farklılık gösterir.
  • Tropikal bitkiler her ne kadar yetersiz ışık şiddetine uyum sağlasalar da iç mekanda zaten ışık şiddeti yetersiz olduğu için mekanın en iyi ışık alan kısmında bulundurulmalıdırlar.
  • Yetersiz ışık şiddeti yapraklarda solma, sararma, dökülme; gövdede cılızlaşma, aşırı uzamaya neden olur.

IŞIGA GEREKSİNİMLERİNE GÖRE BİTKİLER

1.Bol güneşli yerleri sevenler

CAMELLİA
AECHMEA
COLEUS
CYPERUS (JAPON ŞEMSİYESİ)
ALOE
POİNSETTİA (ATATÜRK ÇİÇEĞİ)
CACTACEAE

II. Aydınlık yerleri sevenler

CALADİUM
DRACEANA
CYLAMEN
SPATHİPHYLLUM
CYCAS
ANTHRİUM (FLAMİNGO)
PEPEROMİA
HEDERA

III. Gölge ve yarıgölge yerleri sevenler

SAXİFRAGA(TAŞKIRAN)
AGLOENEMA
ARAUCARİA (SALON ÇAMI)
EĞRELTİLER
CALADİUM
CHLOROPHYTUM
DİEFFENBACHİA
DİZYGOTHECA
FİCUS
GUZMANİA
MONSTERA
PİLEA
SCHEFFLERA




TOPRAK

  • Salon bitkileri organik maddece zengin, hafif asitli(PH 5.5- 6.5) topraklarda iyi gelişirler.
  • Saksı harcının hava su dengesinin olması şarttır.
  • Saksı harcında perlit, torf, gübre, mil, yaprak çürüntüsü kullanılır.
  • Saksı harcında iki ölçü toprak, bir ölçü torf, bir ölçü gübre, bir ölçü mil kullanılır.

TORF

  • Fazla yağış, yüksek nem ve düşük yaz sıcaklarının egemen olduğu yörelerde, bataklık v.b. Su altındaki arazilerde yetişen bitkilerin, oksijensiz koşullar nedeniyle normal şekilde parçalanmayıp birikmesiyle oluşmuş, kısmen ayrışmış durumdaki organik maddelerdir.
  • Salon bitkileri için 1.6mm -1.9cm parça büyüklügü uygundur. 
  • Kullanmadan önce sulanarak nemlendirilmelidir.
  • Hacim ağırlıgı düşüktür.
  • Su tutma kapasitesi yüksektir.

GÜBRE

  • Besin maddesi olarak azot içerir. 
  • Yetiştiricilikte daima yanmış elenmiş ahır gübresini tercih etmeliyiz.

Perlit

  • Volkanik kökenli materyaldir, hareketsizdir, nötr ph sahiptir.
  • Fazla miktarda nem içerir fakat drenajı iyidir, yüksek hava kapasitesi vardır sterildir.
  • Toprakta ayrışmaz.
  • Olumsuz tarafı beyaz olduğu için yosun tutmasıdır. Bunu önlemek amacıyla torf veya kum karıştırılabilir.

Kum (mil)

  • Yetiştiricilikte 0.05 -0.5 mm çap tanecik büyüklüğüne sahip kum kullanılır. Harcın süzekliğini artırmak, rengini koyulaştırmak, harcın ağırlıgını artırmak amacıyla kullanırız.
  • Harcın emiciligini artırır, harçta sadece torf kullanılırsa kuruyunca zor ıslanır.

Yaprak çürüntüsü

  • Yaprakların(meşe-kayın en iyisi) çürümesiyle oluşan materyaldir. 
  • Fazlaca besin maddesi içerir, torf yerine kullanılır. 
  • Yüzeydeki yaprak döküntüsünün hemen altındaki çürümüş yapraklardır. Ormangülü, Kocayemiş, funda, süpürgeçalısı, bitkilerinin yapraklarının çürümesiyle oluşan materyale funda toprağı denir.

II. ÜRETİM TEKNİKLERİ

A.GENERATİF ÜRETİM

1. TOHUM İLE ÜRETİM
2. SPORLAR İLE ÜRETİM

B. VEGETATİF ÜRETİM

1. ÇELİK İLE ÜRETİM
2. AŞI İLE ÜRETİM
3. DALDIRMA İLE ÜRETİM
4. AYIRMA VE BÖLME İLE ÜRETİM


A. GENERATİF ÜRETİM

1. TOHUM İLE ÜRETİM

  • Çiçekli süs bitkilerinin büyük çogunlugu tohum ile üretilebilir.
CYCLAMEN
PRiMULA
GUZMANİA

TOHUM İLE ÜRETİMİN TERCİH EDİLDİGİ DURUMLAR

1.Vegetatif üretim için yeterince anaç bitki yoksa
2.Fazla miktarda bitki üretmek istendiğinde
3.Çimlenme yeteneğine sahip nitelikli tohum sağlamak kolaysa
4.Yeni çeşit elde etmek amacıyla

  • Tohum ekiminden gelişmiş bitki elde edene kadar geçen sürenin kısa olduğu durumlarda ekilecek tohumun hastalık ve zararlılardan ari olmasına dikkat etmeliyiz.
  • Tohumlar sera şartlarında 2 ÖLÇÜ TOPRAK,2 ÖLÇÜ TORF, 1 ÖLÇÜ MİL harç karışımından oluşan kasalara dikilirler. Tohumlar ince ise homojen bir dağılım sağlamak için kumla karıştırılarak ekilirler.

  • Sık ekim cılız fide gelişimine neden olur.
  • Tohumların ekim zamanı bitki türüne göre degişir.
PRİMULA   Temmuz Ağustos       6 -7 hafta
CYCLAMEN    Eylül veya Ocak Şubat    8 -10 hafta
BEGONİA     Şubat      5 -7 hafta
İMPATİENS      Mart         5 -7 hafta
PELARGONİUM          Şubat       2 -3 hafta

  • Ekilen tohumun üzeri kendi iriliğinin 2- 4 kat harçla kapatılmalıdır. 
  • Tohum çok ince ise kapatılmaz, tokmakla bastırılır ve süzgeçli kova ile sulanır.
  • Çimlenmenin başlangıcında su kaybını önlemek için kasaların üzeri kapatılıp gölgelenir. 
  • 7- 20 günde çimlenen tohum kasalarının üzeri açılarak ışık alması saglanır. 
  • 5 -7 haftada 2- 4 yapraklı olunca şaşırtılır. 
  • Sağlıklı ve tam gelişmiş fideler kasalar iyice sulandıktan sonra kökler zarar görmeden sökülerek 12’lik saksılara şaşırtılarak kök çevresi harçla doldurulur, yavaşça bastırılır. 
  • Can suyu verilir, 
  • Birkaç gün gölgede tutulur. 
  • Sulamaya özen gösterilmelidir ancak fazla sulamanın çökerten hastalığına neden olabileceği unutulmamalıdır, bu durumda fungusitle (mantar) mücadele gerekir.


2. SPORLAR İLE ÜRETİM

  • Çiçeksiz süs bitkilerinin bir kısmı sporlarla üretilir.
  • Sporlar çizgiler halinde eğrelti yapraklarının alt kısımlarındaki keseler içinde bulunurlar. 
  • Sporlar olgunlaşınca bu keseler çatlar ve sporlar dağılır. 
  • Sporların çimlenme harcı 1 ÖLÇÜ TOPRAK,1 ÖLÇÜ TORF, 1 ÖLÇÜ MİL den oluşmalıdır. 
  • Sporlarla üretim Ağustos-Eylül veya Aralık-Mart aylarında yapılabilir.

1.Spor taşıyan yaprak 1cm boyunda parçalara ayrılır, bu yapraklar harcın üzerine sporlar harçla temas edecek şekilde yerleştirilir.
2.Olgun sporlar taşıyan yaprakları toplayıp kağıtların arasına yerleştiririz.
Sıcak ve kuru yerde saklanan sporlar birkaç günde kağıda dökülürler. Bu sporlar toplanıp harç dolu kasalara serpilir ve kasaların üzeri camla örtülür.

Sporlar 21-24 derecede, karanlıkta, sürekli nemli ortamda,3-4 haftada çimlenirler. Sporlara çimlenme ortamında aşağıdan su verilir. 3- 4 haftada çimlenen sporlara birkaç kez şaşırtma yapılır. Çimlenen sporlar önce kümeler halinde şaşırtılır. Gelişen bitkiler toprak yüzeyinde yosun oluşunca şaşırtılmalıdır. Eğreltiler saksılara şaşırtılana dek güneşten korunmalı ve 16-20 derecede tutulmalılar.

B. VEGETATİF ÜRETİM

Tercih nedenleri:
  • Nitelikli tohum sağlamanın güç olması
  • Kolay ve az zamana gereksinim göstermesi.
  • Yeni bitkilerin genetik yapısında herhangi bir değişiklik olmaması.
  • Ana bitkinin tüm özelliklerini yavru bitkide görebiliriz.
  • Bazı salon bitkilerinin tohum baglamasının zor olması.

  • Salon bitkilerinde en çok kullanılan üretme yöntemi ÇELİK ve AYIRMA ile üretimdir.

1. ÇELİK İLE ÜRETİM

  • Bitkinin gövde, yaprak veya köklerinin ana bitkiden kesilip ayrılarak baka bir yerde köklendirilmesidir.

A. GÖVDE ÇELİKLERİ

1. ODUN ÇELİKLERİ

  • Bir yaşlı dallardan bitki dinlenme dönemindeyken (Ekim-Mart) alınır.
  • Çelik sağlıklı, hastalıksız ve iyi gelişmiş bitkiden alınmalı.
  • Türlere göre değişmekle beraber genelde 15-30 cm boyunda olmalı.
  • En az 2 göz içermeli
  • Tepe kesimi gözün 1.5 - 2.5 cm üstünden yapılmalı
  • Çeliğin 2/3 si harca gömülerek eğimli bir dikim yapılır.
  • Çelik dikilen tabanda 18- 21 derece sıcaklık olmalı.
  • 5- 6 haftada köklenirler.
  • Harç 1 ölçü Toprak ,2 ölçü Torf,1 ölçü Milden oluşur.

2. YARI ODUN ÇELİKLERİ

  • Yaz aylarında büyümenin başlamasından hemen sonra(Haziran-Agustos), yeni sürgünler kısmen odunlaşınca alınır.
  • Çeliklerin dip kısımları odunsu kahverengi, üst kısımları yumuşak ve yeşildir. Çelik boyu 10-15cm olmalıdır. Çeliklerin 1/3 ‘i yatık olarak harca gömülür.18 derecede 5 -10 haftada köklenirler.
GARDENİA


3. TEPE ÇELİKLERİ

  • Çelik bitkinin yumuşak etli ilkbahar sürgünlerinden alınır.
  • Çelik boyu 7.5 -10cm ve birkaç boğum içerir.
  • 18-21derece ve yüksek nemde 2- 4 haftada köklenirler.
  • Çelik bükülebilmeli, ancak birden bükülünce kırılacak olgunlukta olmalı.
  • Bitkinin güneş gören kısımlarından ve orta büyüme hızı gösteren dallarından alınmalı.
  • 1/3 derinlikte harca dikilir.
  • Çelik Nisan-Mayıs’ta alınırsa bitki uzun, Agustosta alınırsa bodur olur.
FİCUS
ARAUCARİA(Salon çamı)




B. YAPRAK ÇELIKLERI

  • Paşa kılıcında yapraklar 7.5 - 10 cm uzunlugunda parçalara ayrılır. 
  • Çelik yarısına kadar harca gömülür.
  • Bir süre sonra yaprak parçasının tabanından yeni bitki oluşur. 21 derecede 4- 5 haftada kök ve sürgün gelişimi olur. Oluşan genç bitki yeşildir.
SANSEVERİA

  • Begonya rex ve Afrika Menekşesinde olgun yapraklar saplarıyla birlikte alınır. Yaprağın alt yüzündeki damarların birleştiği yerler bıçak ucuyla çizilir. Yaprağın alt ayası nemli köklendirme ortamıyla temas edecek şekilde yatırılıp, yaprak sap kuma gömülür. Damarların toprakla temasını sağlamak için yaprağın üzerine hafif çakıl konulur.
  • Kasanın üzerine cam örtülür ve gölgelenir. 21- 24 derecede 3- 4 haftada her damarın kesildigi noktadan yeni bir bitki oluşur, eskisi kurur. Bitkiler 2 -3 yaprak olunca şaşırtılır.
Afrika menekşesi Haziran-Eylül Begonya rex Mayıs-Haziran

SAİNTPAULİA
BEGONİA REX


C. GÖZ ÇELIKLERI

  • Küçük olgunlaşmış yapraksız gövde parçalarıdır.
  • Çelik materyali kısıtlı olduğu durumlarda uygulanır. 
  • iyi gelişmiş, uzun gövdeler 4-5cm boyunda, 1uyuyan göz içerecek şekilde kesilir.
  • Çelikler göz yukarı bakacak şekilde köklendirme ortamına yatay olarak, yarısı harç içine gömülmek suretiyle dikilirler.24- 27 derece sıcaklık ve yüksek nem gerekir. Haziran -Ağustos
DİEFFENBACHİA
DRACAENA

D. YAPRAK-GÖZ ÇELİKLERİ

  • Yaz boyunca bitki aktif büyüme halinde iken alınır. 
  • Göz toprak yüzünden 1- 1.5 cm aşağıda kalacak şekilde dikilir. 
  • Yaprak ayası, yaprak sapı ve üzerinde göz bulunan kısa bir dal parçasından oluşur. 
  • Yaprak çeliği şeklinde üretilemeyen türler açısından önemlidir. 
  • Yaprak sapının alt kısmında bulunan göz sürgün oluşumunu sağlar.18 derecede ve yüksek nemde köklenir.
FCUS LYRATA (pandorata) bitkisinden alınan yaprak-göz çeliği

E. KÖK ÇELIKLERI

  • Köklerin depo maddeleri yönünden zengin olduğu dinlenme (Mart-Nisan) döneminde alınır. 
  • Kökler 2.5- 5 cm uzunluğunda kesilir, köklendirme ortamına yatay serilir.
  • Köklerin üzeri 1- 1.5 cm harç ile kapatılır, iyice sulanır ve gölgelenir.
Yumru Begonya


2. AŞI İLE ÜRETİM

  • Aşı iki bitki parçasını birleştirmek-kaynaştırmak, tek bir bitkiymiş gibi büyüme ve gelişmesini sağlamaktır.
  • Aşı yapılan, kökü oluşturan kısma anaç, aşı yerinin üstünde kalan, bitkinin gövde ve dallarını oluşturan ksıma kalem denir.




SALON BİTKİLERİNDE BAKIM

1. SAKSI DEĞİŞTİRME

  • Bitkilerin hem toprak üstü hem de kök kısmı birlikte gelişir. 
  • Sonuçta saksıdaki besin maddeleri azalır. 
  • Devamlı sulama sonucu saksı toprağının pH'ı değişir. 
  • Kök gelişmesi sonucu saksı küçük gelmeye başlar. Köklerin çoğu saksının 1/3 lik alt kısmında toplanmıştır. 
  • Saksı değişim zamanının geldiginin ilk göstergesi alt yaprakların ölmeye başlamasıdır. 
  • 12-18 ayda saksı değişimi yapılır. 
  • Hızlı gelişen genç bitkilerde her yıl saksı değiştirilir.
  •  Yavaş gelişen türlerde veya yaşlı bitkilerde gelişme zayıf olduğu için birkaç yılda bir saksı degiştirilir. 
  • Saksı değişim zamanı sağlıklı bitkilerde ilkbaharda (mart-nisan), hasta bitkilerde her zaman yapılabilir. 
  • Saksı değişimi yapılan bitki aynı derinliğe dikilir. 
  • Sağlıklı bitkiler eskisinden bir boy büyük saksıya alınır, böylece kökler saksı toprağını kolayca kaplar ve toprak üstü kısmını geliştirmeye başlar. 

  • Hasta bitkilerde eski toprak tümüyle yıkanır, bitki ve kökleri kuvvetlice budanır, bir boy küçük saksıya alınır. Saksı değişimi yapılan bitkide alt kısımların çıplaklaşmasını önlemek için budama yapılır. Saksı değişiminden sonra toprak tümüyle nemli duruma gelinceye dek sulanır. Bitkiler gölge veya yarı gölgede tutulur, direk güneşe çıkarılmaz.

2. HAVALANDIRMA

  • Süs bitkileri kapalı alanlarda uzun süre normal gelişim gösterirler. Ancak ortamda sigara içilmesi veya kalorifer yanması sonucu peteklerden çıkan hidrokarbon gazları bitkilere zarar verir. 
  • Bu zararlı havanın uzaklaştırılması ve ortamın kuruyan havasının nem oranının artırılması amacıyla havalandırma yapılır. 
  • Havanın soğuk dalgalar halinde bitkinin üzerine gelmemesine dikkat etmeliyiz.

3. BUDAMA

  • İlkbaharda saksı değiştirme esnasında yapılır. 
  • Gövdeleri odunsu yapıda olup fazla boylanan bitkileri bodurlaştırmak, alttan dallanmalarını sağlamak amacıyla budarız.
  • Bitkiye hem şekil vermek hem de gençleştirmek istiyorsak ilkbaharda gelişme başlamadan hemen önce 3- 4 göz üzerinden budama yapmalıyız.
  • Gelişme döneminde budama ise açıp geçen çiçekleri saplarıyla koparmak şeklinde yapılır. İri çiçek istenen bitkilerde yan tomurcuklar koparılır. Bol çiçek istendiğinde hızlı gelişen üst yumuşak tepe sürgünleri koparılır.
4. SULAMA

İÇ MEKAN BİTKİLERİNDE SULAMAYI ETKİLEYEN ETMENLER:

1.Bitki Çeşidi
Kaktüs  az su, 
Eğrelti  çok su ister. 

Tropik ve subtropik bitkiler gelişim için ortamda yüksek nem isterler, günde 2 kez su püskürtülür.

2. Bitkinin içinde bulunduğu gelişme dönemi.
  • Gelişme döneminde su ihtiyacı fazla, dinlenme döneminde ise azdır.
3. Köklerin gelişme dönemi
  • Yeni saksı değişimi yapılmışsa kök saksıyı doldurmadığı için az suya gereksinim vardır.
4. Toprak yapısı
  • Kumlu topraklar yapılarında su tutamadıkları için çok suya ihtiyaç gösterirler. Humusça zengin tınlı topraklar yapılarında su tutabilirler ve az sulama yeterli olur.
5. Ortamdaki nem miktarı
  • Ortamda nem fazla ise sulama gereksinimi az olur. 
  • Isıtma yapılan iç mekanlarda nem oranı azaldığı için fazla sulama gerekir.
6. Bitkinin güneş-gölge alanda olması
  • Güneşe maruz bitkilerde terleme fazla olacağından sulamanın fazla yapılması gerekir.
7. Bitkinin bulunduğu ortamın ısısı:
  • Ortam serinse su ihtiyacı az, ılık- sıcaksa fazladır. 
  • Sulama bitkiler için çok önemli ancak fazla su vermek hiç su vermemek kadar tehlikelidir. 
  • Fazla su topraktaki hava gözeneklerini doldurarak bitkinin oksijen alımını engeller.
  • Bitkiye verilen suyun oda sıcaklığında (15-18 derece) ve dinlendirilmiş olması önemlidir. 
  • Bitkilere her gün azar azar su vermek yerine saksı toprağının tümü nemli hale gelecek şekilde verilmesi gerekir. 
  • Bitkilerin gelişme döneminde sulama öğleden önce yapılmalıdır. 
  • Gün boyu yaprakta oluşan besinler gece boyunca bitkinin diğer kısımlarına taşınır. Dinlenme döneminde sulama öğleden önce yapılmalıdır. 
  • Tüylü yapraklı bitkilerin yapraklarına su değmeden sulama yapılmalıdır.

5.GÜBRELEME

  • Bitkiler büyüme ve gelişme için mutlak gerekli elementleri topraktan alırlar. Bitki karbon ve oksijeni havadan, hidrojeni sudan alır noksanlıkları görülmez. Azot, fosfor, potasyum çok kullanılır ve noksanlıkları görülür.

Gübreleme de dikkat edilecek konular:

  • Gübreleme yetiştirme ortamında bulunan besin maddeleri miktarı dikkate alınarak yapılmalı, dinlenme döneminde yapılmamalı, yapraklı bitkiler her zaman gübrelenebilir. yapraklarını döken bitkiler yapraklandıktan sonra(Gelişme Döneminde ) gübrelenir. Çiçekli bitkiler ise Çiçek ve Tomurcuk oluşum döneminde gübrelenirler. Saksısı yeni degişen bitkiye köklerdeki yaralar kapandıktan (4- 6 hafta) sonra gübre verilir. Besin maddesi eksikliginin görüldügü hallerde dışında hasta bitkilere fazla gübre verilmez. Hasta bitki hem gübreyi alamaz, hem de zayıf kökler olumsuz etkilenir.Alaca renkli bitkilere az gübre verilir, fazlası yeşil rengi artırır. Gübreleme güneş etkisinin azaldıgı akşam saatlerinde yapılır. Gübrelemeden önce saksı iyice sulanır. Gübre düşük oranda azar azar verilir. Azot-Fosfor-Potasyum içeren kompoze gübrenin 1- 4 gr----1lt suda eritilir—10 saksıya taksim edilir. Yavaş büyüyen bitkilere gübre verilmez.
AZOT:
Toprak üstü (yaprak-sürgün) gelişimini etkiler. 
Noksanlığında 
Genç yapraklar küçülür .
Yaşlı yapraklar sararır

Fazlalığında 
Anormal büyüme nedeniyle dokular yumuşar, yapraklar büyük, şişkin ve koyu yeşil olur.

FOSFOR:
  • Çiçek tomurcuğu oluşumu ve çiçeklenme, çiçekte renk oluşumu, çiçeklenme süresinin uzatılması ,çiçekte döllenme ve meyve oluşumu, kök gelişimini artırma üzerine etkilidir.
  • Noksanlığında Genç yapraklar küçülür, yaşlı yapraklarda renk donuklaşır.
  • Çiçekler küçülür ve renkleri bozulur 
  • Bitkide gövde ve sap incelir, yan dal oluşumu azalır, kökler kırmızı-kahverengi renk alır, kılcal kök azalır. 
  • Fazlalığında yaprak kenarları beneklenir 
  • Bitki sarımsı yeşil renk alır.
POTASYUM:
Dokuların dayanıklılığı (hastalık-kuraklık) üzerine etkilidir. 
Çiçek renginde koyuluk ve kokuya etkilidir. 
  • Noksanlığında yaşlı yapraklarda kahverengileşme ve solma görülür. 
Tomurcuk oluşumu azalır. 
Çiçekler küçülür-soluklaşır. 
Kökler sarımsı renk alır, sümüksüleşir. 
  • Fazlalıgında yaşlı yapraklarda erken sararma meydana gelir






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder