SOLUNUM SİSTEMLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOLUNUM SİSTEMLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2021 Cuma

SOLUNUM SİSTEMİ 3



SOLUNUM SİSTEMİ RAHATSIZLIKLARI

  • Solunum sistemindeki rahatsızlıklar genellikle solunum yollarındaki daralma, tıkanma, bozulma ya da enfeksiyon gibi nedenlerle ortaya çıkar.
  • Zaman zaman acı verici olabilen solunum sistemi rahatsızlıkları, insanın yaşam kalitesini düşürdüğü gibi başka hastalıkları da tetikleyebilir. KOAH ve astım solunum sistemi rahatsızlıklarındandır.

SOLUNUM SİSTEMİ 1

 


SOLUNUM SİSTEMİNİN YAPISI, GÖREVİ VE İŞLEYİŞİ

  • Vücuttaki hücrelerin ihtiyacı olan oksijenin (O2) dış ortamdan alınması için solunum sistemine gereksinim duyulur.
  • Bu sistemle aynı zamanda hücrelerin üretmiş olduğu metabolik atık olan karbondioksit (CO2) de dışarı atılır.
  • Solunum gazları adı verilen bu gazlar, dolaşım sistemi sayesinde taşınır.
  • Solunum, dış solunum ve iç solunum olmak üzere iki aşamalıdır.
1. Akciğerdeki alveoller ve bunları saran kılcal damarlarla solunum gazlarının difüzyonu dış solunum denir.

2. Doku kılcallarıyla doku hücreleri arasındaki gazların difüzyonuna ise iç solunum denir.

SOLUNUM SİSTEMİ 2


SOLUK ALIP VERMENİN KONTROLÜ

  • Omurilik soğanı ve ponsta bulunan çeşitli nöron grupları solunum merkezini oluşturur.
  • Solunum merkezi, soluk alıp verme hızını ve kandaki oksijenle karbondioksit miktarının sabit tutulmasını düzenler.
  • Her ne kadar kısa bir süre için soluk alıp verme mekanizması istemli bir şekilde yürütülmeye çalışılsa da solunum merkezi bu işleri istemsiz yapmaktan sorumludur.
  • Solunum merkezini asıl uyaran kandaki CO2 miktarıdır.
  • Kanda, beyin-omurilik sıvısında (BOS) ve doku sıvısında CO2 seviyesinin artması sonucu suyla birleşen CO2 karbonik asit oluşturur. 
  • Karbonik asit, bikarbonat iyonlarına (HCO3) ve hidrojen iyonuna (H+) ayrışır. 
  • Dolayısıyla pH düşer. pH değişiklikleri kan damarlarındaki ve solunum merkezindeki kemoreseptörler sayesinde algılanır. 
  • Solunum merkezinden çıkan sinyaller, diyafram kasına ve kaburga kaslarına iletilerek akciğerlerin soluk alıp verme hızını ve derinliğini düzenler. 
  • Hücresel solunum sonucu CO2’in kandaki seviyesi düşüp pH normale döndüğünde solunum merkezinden gelen sinyallerle solunum normale döner. 
  • Böylece homeostasi sağlanmış olur.
  • Kandaki O2 seviyesinin solunum merkezinin uyarılması üzerinde pek bir etkisi yoktur. 
  • Eğer kandaki O2 seviyesi aşırı derecede düşecek olursa aorttaki ve boyun atardamarlarındaki kemoreseptörler, solunum merkezini uyararak solunumu hızlandırır.