BİYOLOJİ DERS NOTLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİYOLOJİ DERS NOTLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2021 Pazartesi

BOŞALTIM SİSTEMİ (ÜRİNER SİSTEM) 2




İDRAR OLUŞUMU:
  • Böbrek; nefronlarda idrar oluşturma işlevini üç aşamada gerçekleştirir.
1.Süzülme, 
2.Geri emilim ve 
3.Salgılama 

BOŞALTIM SİSTEMİ (ÜRİNER SİSTEM) 1

 

Boşaltım, hücrelerin ve organizmanın canlılığını devam ettirebilmesi ve homeostazinin devamlılığının sağlanması için önemlidir. 

Boşaltım denince ilk akla gelen metabolizma atıkları 
su, CO2, amonyak (NH3), üre [CO(NH2)2] ve ürik asittir (C5H4N4O3).

Üre: Karaciğerde amonyağa karbondioksit katılımıyla sentezlenen azotlu organik bir

bileşiktir. Memelilerin ve kurbağaların ana azotlu atığıdır. Amonyağa göre daha az 

zararlı olduğu, suda yüksek oranda çözünebildiği için vücuttan az su ile birlikte atılır.

Su; akciğerler, böbrekler ve deri yoluyla dışarıya verilir.

22 Ocak 2021 Cuma

SOLUNUM SİSTEMİ 3



SOLUNUM SİSTEMİ RAHATSIZLIKLARI

  • Solunum sistemindeki rahatsızlıklar genellikle solunum yollarındaki daralma, tıkanma, bozulma ya da enfeksiyon gibi nedenlerle ortaya çıkar.
  • Zaman zaman acı verici olabilen solunum sistemi rahatsızlıkları, insanın yaşam kalitesini düşürdüğü gibi başka hastalıkları da tetikleyebilir. KOAH ve astım solunum sistemi rahatsızlıklarındandır.

SOLUNUM SİSTEMİ 2


SOLUK ALIP VERMENİN KONTROLÜ

  • Omurilik soğanı ve ponsta bulunan çeşitli nöron grupları solunum merkezini oluşturur.
  • Solunum merkezi, soluk alıp verme hızını ve kandaki oksijenle karbondioksit miktarının sabit tutulmasını düzenler.
  • Her ne kadar kısa bir süre için soluk alıp verme mekanizması istemli bir şekilde yürütülmeye çalışılsa da solunum merkezi bu işleri istemsiz yapmaktan sorumludur.
  • Solunum merkezini asıl uyaran kandaki CO2 miktarıdır.
  • Kanda, beyin-omurilik sıvısında (BOS) ve doku sıvısında CO2 seviyesinin artması sonucu suyla birleşen CO2 karbonik asit oluşturur. 
  • Karbonik asit, bikarbonat iyonlarına (HCO3) ve hidrojen iyonuna (H+) ayrışır. 
  • Dolayısıyla pH düşer. pH değişiklikleri kan damarlarındaki ve solunum merkezindeki kemoreseptörler sayesinde algılanır. 
  • Solunum merkezinden çıkan sinyaller, diyafram kasına ve kaburga kaslarına iletilerek akciğerlerin soluk alıp verme hızını ve derinliğini düzenler. 
  • Hücresel solunum sonucu CO2’in kandaki seviyesi düşüp pH normale döndüğünde solunum merkezinden gelen sinyallerle solunum normale döner. 
  • Böylece homeostasi sağlanmış olur.
  • Kandaki O2 seviyesinin solunum merkezinin uyarılması üzerinde pek bir etkisi yoktur. 
  • Eğer kandaki O2 seviyesi aşırı derecede düşecek olursa aorttaki ve boyun atardamarlarındaki kemoreseptörler, solunum merkezini uyararak solunumu hızlandırır.

16 Ocak 2021 Cumartesi

SİNDİRİM SİSTEMİ



Besinler genellikle büyük molekül olduğu için hücrelerde doğrudan kullanılamaz.Karbonhidrat, yağ ve protein gibi kompleks organik moleküllerin enzim ve su aracılığı ile monomerlerine ayrışarak hücre zarından geçebilecek hale gelmesine sindrim denir

14 Ocak 2021 Perşembe

DOLAŞIM SİSTEMİ 2 ( LENF SİSTEMİ, KAN DOLAŞIMI, BAĞIŞIKLIK)

 


Sağlıklı bir insanda her gün kılcal damarlardan doku sıvısına yaklaşık 4-8 litre sıvı geçişi olur. Bunun yanında az miktarda protein de doku sıvısına geçer. Kan, kaybettiği bu proteini ve sıvıyı lenf sistemi sayesinde yeniden kazanır.
Balıklar hariç tüm omurgalılarda kan dolaşım sistemi dışında lenfatik sistem (lenf sistemi) adını alan ikinci bir dolaşım sistemi bulunur.
Kılcal damarlardaki madde alışverişi esnasında doku sıvısına geçen küçük proteinler, akyuvarlar ve bazı maddeler kılcal kan damarlarına geri dönemez. İşte hücreler arası boşluklarda kalan bu doku sıvısının kan dolaşımına geri dönmesini sağlayan dolaşıma lenf dolaşımı denir.

DOLAŞIM SİSTEMİ 1 ( KALP, DAMARLAR VE KAN)



  • Canlılar solunum, boşaltım, sindirim gibi yaşamsal olayları sürdürebilmek için enerjiye gereksinim duyar. Pek çok canlı bu enerjiyi oksijenli solunum reaksiyonları ile üretir. Çok hücreli canlıların yaşadıkları ortamdan aldıkları besin ve oksijenin hücrelere taşınması, metabolizma reaksiyonları sonucu oluşan atık maddelerin hücrelerden uzaklaştırılması gerekir. Bu görevlerin yerine getirilebilmesi özelleşmiş yapılar olan dolaşım sistemleri ile gerçekleştirilir.

26 Aralık 2020 Cumartesi

KALITIMIN GENEL İLKELERİ 4 ( EŞEYE BAĞLI KALITIM )


EŞEY TAYİNİ
FARKLI CANLILARDA CİNSİYET TAYİNİ
GENETİK VARYASYONLARIN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ  AÇIKLAMADAKİ ROLÜ
KROMOZOMLARDA AYRILMAMA OLAYI
KROMOZOM YAPISINDAKİ DEĞİŞİM ŞEKİLLERİ


Cinsiyeti (eşeyi) belirleyen X ve Y kromozomları üzerinde yer alan genler eşeye bağlı genler olarak adlandırılır. 
Eşey kromozomları sadece cinsiyeti belirlemez. Eşey kromozomlarında cinsiyet dışındaki farklı özellikleri kontrol eden genler de taşınır. 
Bu genler dişilerde X kromozomu üzerinde, erkeklerde X ve Y kromozomları üzerinde taşınır. 
Dişilerde X kromozomları tam homolog olduklarından tüm özellikler iki alelle belirlenir. 
Erkeklerde ise X ve Y kromozomları tam homolog değildir. Erkeklerde X ve Y kromozomlarının homolog bölgesinde bulunan özellikler iki alelle belirlenir. 
Homolog olmayan bölgesindeki özellikler ise tek alelle belirlenir.Eşey kromozomlarıyla dölden döle taşınan bu genlerin oluşturduğu karakterlere eşeye bağlı karakterler denir. 

18 Aralık 2020 Cuma

KALITIM

 

KALITIMLA İLGİLİ GENEL KAVRAMLAR

MENDEL'İN İLKELERİ VE UYGULAMALARI


KALITIM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK  1
 

( KALITIM İLE İLGİLİ KAVRAMLAR)

17 Aralık 2020 Perşembe

KALITIMIN GENEL İLKELERİ 3 (SOYAĞAÇLARI)



SOYAĞAÇLARI
KAN GRUPLARI
ÇOK ALELLİLİK
Devrim Sarısoy

Rh antikorları doğal olarak kanda bulunmaz. 
Rh antijeni ile karşılaştığı zaman  oluşmaktadır
Bu yüzden Rh- kan grubuna sahip insana Rh+ kan verilirse hazır antikor olmadığı için hızlı reaksiyon görülmez.

13 Aralık 2020 Pazar

SINIFLANDIRMA ÇEŞİTLERİ VE İLKELERİ 2 (PROTİSTLER)


Hepsi ökaryot hücrelidir.
Gruptaki canlılar bir hücreli, çok hücreli, mikroskobik, makroskobik, ototrof ya da heterotrof olabilir.
Ototrof hem de heterotrof olanları vardır.
Amip ve paramesyum gibi protistalar, bakteriler ve diğer küçük canlıları yiyerek beslenir. Hayvanlardan farkı bir hücreli olmaları.
Bazıları bitkiler gibi fotosentez yaparak kendi besinini kendisi üretir. Ancak bitki gibi kök, gövde ve yaprakları yoktur.

10 Aralık 2020 Perşembe

KALITIMIN GENEL İLKELERİ 2 ( MENDEL İLKELERİ ve UYGULAMALARI)



MENDEL İLKELERİ ve UYGULAMALARI
MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA
DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA

Mendel’in bezelyeleri seçmesinin dışın da başarılı olmasının başlıca nedenleri şunlardır:
Çalışmalarında bitkinin tüm özelliklerini değil, bir özelliğini dikkate aldı. Örneğin yeşil tohumluları sarı tohumlularla, buruşukları düz tohumlularla çaprazladı.
Çok sayıda ebeveyne (anne-baba) kullandı.
Sayısal çalıştı ve istatistik kurallarını biyolojiye uyguladı.

KALITIMIN GENEL İLKELERİ 1 (GENETİK KAVRAMLAR)



GENETİK KAVRAMLARI
GAMETLERİN BULUNMASI

Genetik (Kalıtım Bilimi): Canlılardaki benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkmasını sağlayan  faktörleri, bu faktörlerin nesilden nesle nasıl geçtiğini araştıran bilim dalına genetik denir.

19 Ekim 2020 Pazartesi

ENDOKRİN SİSTEM (HORMONAL SİSTEM) 2020-2021



Yunanca kökenli bir kelimedir.
Uyarmak, canlandırmak anlamındadır. 
İç salgı bezlerinden kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen adrenalin, insülin, tiroksin vb. fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı olarak tanımlanır.
Endokrin organlar hipofiz, böbrek üstü bezleri, tiroit, paratiroit, gonatlar gibi kanalsız iç salgı bezlerinde sentez edilen ve kanla taşınarak gittikleri belli hedef doku hücrelerinde etki gösteren organik bileşiklerdir. 
Fakat hormon tanımına uymayan, ama hormon etkisi gösteren bileşikler de vardır. Hipotalamik düzenleyici hormonlar, antidiüretik hormon, oksitosin, prostaglandinler, gastrin, sekretin, somatostatin, anjiotensin örnek verilebilir.